Ajans

Bir tarayıcı nasıl 610 milyon dolar eder?

3 dk okuma
Paylaş
Mustafa Afat, GDG DevFest Gaziantep’te sahnede konuşurken; arkasında sunumun perdeye yansıyan sayfası

GDG DevFest ’25 Gaziantep’te “Bir Tarayıcı Nasıl 610 Milyon Dolar Eder? Startup’lar için Branding” başlıklı bir konuşma yaptım. Salonun büyük kısmı geliştiriciydi ve konuşmanın asıl sorusu da onlara yönelikti: iyi bir ürün yapmak yetiyorsa, neden bazı ürünler benzerlerinden çok daha değerli hâle geliyor?

Bu soruyu, dört yıldır her gün kullandığım bir tarayıcı üzerinden anlattım. Bu yazı o konuşmanın özeti; ortasında da konuşmanın ana fikrini kendiniz deneyebileceğiniz küçük bir demo var.

Oturmuş bir kategoride farklı bir tarayıcı

Teknoloji beni her zaman heyecanlandırdı; Product Hunt ve daily.dev gibi platformları sık takip eder, kullandığım araçların alternatiflerini sürekli ararım. Yaklaşık dört yıl önce henüz alfa sürümündeyken dikkatimi Arc çekti. The Browser Company’nin geliştirdiği Arc, teknik olarak Chromium tabanlı bir tarayıcıydı; ama çoktan oturmuş, pek hareketli olmayan bir kategoriye alışılmadık derecede yaratıcı bir deneyim getiriyordu.

Aynı anda birden fazla projede çalışan biri olarak Space’ler, sekme karmaşasını engelleyen dikey tasarım, bölünmüş görünüm ve komut çubuğu gibi özellikler iş akışımı gerçekten değiştirdi. İlk denediğim günden beri Arc’ı aktif olarak kullanıyorum.

Ama konuşmada Arc’ın özelliklerine fazla girmedim. Asıl anlatmak istediğim, geliştiriciler olarak bizim çoğu zaman atladığımız bir şeydi. Chromium’un üzerine kendi arayüzünü kuran, oldukça “nerd” bir ekip ve onun CEO’su bunu atlamamıştı: markayı.

Kurumsal değil, arkadaş gibi

The Browser Company’nin tanıtım videoları, toplulukla kurduğu ilişki, hatta her perşembe yayımladığı değişiklik günlüğünün tasarımı bile marka stratejisinin bir parçasıydı. Videolar bilerek fazla profesyonel çekilmemişti; biraz “amatör” kurgulanmışlardı. Sanki ekipten bir arkadaşınız şirketin son gelişmelerini size anlatıyordu. Bu yaklaşım, kullanıcıya ürünün geliştirilme sürecinin bir parçasıymış gibi hissettiriyordu.

Aynı ses her yerdeydi: logoda, kurumsal kimlikte, sıradan bir güncelleme duyurusunda ve kullanıcılara verilen kişisel üye kartlarında. Benim kartımda da adımın altında “Methodical Guide” yazıyor. Küçük bir ayrıntı gibi görünse de, bir ürünün kullanıcısıyla kurduğu ilişkinin ne kadar özenle düşünüldüğünü gösteriyor.

Bu tutarlılığın değerini en iyi, bozulduğunda anlarsınız. Aşağıdaki demoda kurgusal bir tarayıcının aynı güncellemesini üç yüzeyde duyuruyorsunuz. Her yüzeyin sesini ayrı ayrı değiştirin; marka tek bir yerde bile farklı konuştuğunda ne olduğuna bakın.

İnteraktif

Aynı duyuru, iki ses

Varsayılan durumda değişiklik günlüğü ve video arkadaş gibi konuşuyor, üye kartı ise kurumsal kalmış. Her yüzeyin sesini değiştirin ya da hepsini tek seferde değiştirin; alttaki değerlendirme, markanın her yerde aynı kişi gibi konuşup konuşmadığını söylüyor.

Örnek ürün

Liman · Sürüm 2.4

Küçük bir tarayıcı. Bu sürümle sekmeler projelere göre gruplanabiliyor.

Örnek ürün ve metinler kurgusaldır.

  1. Değişiklik günlüğü

    18 Eylül 2026v2.4

    Sürüm 2.4 Sürüm Notları

    Kullanıcılarımıza sekme gruplama özelliğinin kullanıma sunulduğunu duyurmaktan memnuniyet duyarız. Bu güncelleme ile sekmeler proje bazında gruplandırılabilir ve gruplar dikey kenar çubuğunda görüntülenebilir. Performans iyileştirmeleri ve hata düzeltmeleri yapılmıştır.

    Sekmeler artık projelere göre duruyor

    Kırk sekmenin arasında dün açtığın tabloyu aramaktan biz de yorulmuştuk. Artık sekmelerini projelere göre gruplayabilirsin; her grup kenar çubuğunda kendi adıyla duruyor. Bir de dosya yüklerken yaşanan donmayı çözdük, beklettiğimiz için kusura bakma.

    Kim konuşuyor: şirketekipten biri

  2. Tanıtım videosu

    Dış sesDeniz, Liman ekibinden

    Liman 2.4 ile verimliliğinizi en üst düzeye çıkarın.

    Selam, ben Deniz. Geçen ay 63 sekmeyle çalışıyordum; bunu o yüzden yaptık.

    Liman · 2 gün önce

    Liman 2.4 Tanıtımı | Gelişmiş Sekme Yönetimi

    63 sekmeyle çalışmayı bıraktık

    Kim konuşuyor: şirketekipten biri

  3. Üye kartı

    Ayrı düşüyor

    Liman ToplulukNo. 0417

    Selin Aksoy

    Standart Üye

    Beta'dan beri burada

    Liman Topluluk Programı'na katılımınız için teşekkür ederiz.

    Sekme gruplarını ilk isteyenlerden biriydin. Bu sürümde senin de payın var.

    Mart 2024'ten beri

    Kim konuşuyor: şirketekipten biri

Marka kaç kişi gibi konuşuyor?Marka iki farklı kişi gibi konuşuyor

Üye kartı kurumsal konuşuyor, diğer ikisi arkadaş gibi.

Her yüzeyin sesini ayrı ayrı değiştirin. Tek bir yüzey bile farklı konuşunca kullanıcı iki ayrı markayla karşılaşır.

610 milyon dolarlık marka değeri

Arc hiçbir zaman geniş kitlelere yayılmadı ve ücretsiz bir üründü. Buna rağmen Jira ve Trello’nun sahibi Atlassian, 4 Eylül 2025’te The Browser Company’yi 610 milyon dolar nakit karşılığında satın aldığını açıkladı. İşin ilginç yanı, Atlassian’ın CEO’su Mike Cannon-Brookes’un da Arc’ın ilk kullanıcılarından biri olması ve yıllar boyunca hata bildirimleri ve özellik istekleriyle ürüne katkı vermesiydi.

Satın alma

Nakit bedel
610 milyon $
Atlassian’ın The Browser Company için ödediği tutar.
Tarayıcı
2
Satın alma, şirketin iki ürününü kapsıyor: Arc ve yapay zekâ odaklı Dia.

Kaynak: Atlassian duyurusu, 4 Eylül 2025

Satın almayı yalnızca markaya bağlamak haksızlık olur; ekibin ürün yetkinliği ve yeni tarayıcıları Dia da bu değerin parçası. Ama şirketin en büyük müşterisi olabilecek kişinin, önce sıradan bir kullanıcı olarak ürüne bağlanması tesadüf değil. Kullanıcıyı sürecin içine alan bir marka, en değerli ilişkilerini de böyle kurar.

“Bir tarayıcı nasıl 610 milyon dolar eder?” sorusunun cevabı burada saklı. Markalaşma yalnızca bir logo tasarlamak ya da reklama bütçe ayırmak değildir. Ürün vizyonunuzun, kullanıcıyla kurduğunuz duygusal bağın, toplulukla konuşma biçiminizin ve onları sürece ne kadar dahil ettiğinizin toplamıdır.

Bir startup bundan ne çıkarabilir?

Konuşmanın sonunda salona bıraktığım sorular şunlardı:

  • Kim konuşuyor? Duyurularınızı bir şirket mi yazıyor, yoksa ekibinizden biri mi?
  • Sıkıcı yüzeyler de marka mı? Değişiklik günlüğü, hata mesajı, fatura e-postası da ürünün sesini taşıyor mu?
  • Kullanıcı sürecin neresinde? Hata bildirenler, erken kullanıcılar ve topluluk üyeleri görünür bir yerde duruyor mu?
  • Her yüzey aynı kişi gibi mi konuşuyor? Logodan güncelleme notuna kadar bir kopukluk var mı?
  • Bu, sizin için mi doğru? Pazarın ya da bir blog yazısının önerdiği şeyi değil, ekibinizin gerçek ifadesini mi yapıyorsunuz?

Bu yazı nasıldı?